HERZAMANENUCUZ.BLOGCU.COM DA KARGO DAHİL ÜRÜNLER
• 27/2/2009 - Okul kütüphanesi
Eğitim ve kütüphane birbirinden ayrılmaz ve bölünmez kavramlardır. Öyle ki bu iki kavramdan biri yok olduğu zaman diğerinin de yaşaması mümkün değildir. Okul kütüphaneleri tıpkı üniversite kütüphaneleri ve halk kütüphaneleri gibi eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Amerika’da ilköğretim ve liselerde yapılan bir araştırma buna örnek olarak verilebilir. İyi bir kütüphanesi ve kütüphanecisi olan okullarda okuyan öğrencilerin, ülke çapında yapılan standart testlerde okul kütüphanesi olmayan okullarda okuyan öğrencilere göre daha iyi sonuçlar aldıkları görülmüştür.
Günümüzde okul kütüphaneleri sadece ders çalışılan ve ödevlerin yapıldığı hikaye, roman ve diğer eserlerin okunduğu bilgi merkezleri değillerdir. Bu kütüphaneler, bilgi toplumunun bireyi olan öğrencilerin yeni teknolojileri tanımalarını ve başarıyla kullanmalarına imkan sağlayan, okulların öğretim programında belirtilen eğitimsel amaçları destekleyen, öğrencilerin yaşam boyu öğrenme becerilerini kazanmalarına yardımcı olan kurumlardır.
Hızlı gelişen teknoloji ve bilgi toplumu elektronik ortamda bilgiye erişim, elektronik kitap ve dergilerin kullanımının artması, tam metin veri tabanlarının yaygınlaşması ile artık okul kütüphaneleri Kütüphane ve Medya Merkezi olarak, okul kütüphanecileri ise Kütüphane ve Medya Merkezi Uzmanı olarak anılmaya başlanmıştır. Kütüphane ve medya uzmanı okuldaki herkesle birlikte çalışan, diğer kütüphanelerle bağlantı kuran, okul kütüphanesinin planlamasından sorumlu olarak görevini mümkün olduğunca iyi yapan mesleki uzmanlık niteliklerine sahip görevlidir. Kütüphane ve Medya uzmanı görevlerini yerine getirebilmek için öğretmenler, yöneticiler ve öğrencilerle sıkı ilişki içinde olmalı ve bütün eğitim programlarının içinde yer almalıdır. Kütüphane ve Medya merkezleri elektronik ortamdaki çok çeşitli, karmaşık ve düzensiz bilginin düzenli hale getirilerek sunulmasını, gelişen teknoloji sonucu oluşan kaynakların sadece medya merkezinde değil, sınıflarda eğitim ve öğretim programının içinde kullanılmasını sağlamalıdır.
Yaşam boyu eğitimin ön plana çıktığı, bilgi teknolojilerinin günlük yaşamın parçası haline geldiği bilgi toplumunda eğitimin hedefi, evrensel düşünebilen, etnik ve ulusal sınırlar içinde kalmayan, her türlü bilgiyi, kuralı değeri sürekli sorgulayan, sorunlara çözüm üreten, uzlaşmacı hoşgörülü ve özgürlükten yana olan, boyun eğmeyen insanı seven onların haklarını savunabilen doğayı koruyan demokrasiyi benimseyen, görev ve sorumluluktan kaçmayan, hakkını arayabilen ekip halinde çalışabilen yaratıcı olan bilim, sanat, felsefe ve sporla uğraşabilen, kendini sürekli yenileyip geliştirilebilen, barışı savunan bireyler yetiştirmektir.
Bu bilgilerin ışığı doğrultusunda belirli konuları öğrenme yerine "öğrenmeyi öğrenmek" ve "bireysel öğrenmenin" eğitim sürecinin temelini oluşturduğu okullarda okul kütüphanecilerinin görevi öğrencilere teknolojiyi kullanarak istedikleri bilgiye ulaşmalarının yanında etkili araştırma yapabilme, analiz edebilme, sentez yapabilme ve ulaştıkları bilgileri değerlendirebilmede yardımcı olmaktır.
Kütüphane ve medya uzmanı öğrenciye bilginin değişik yönlerini, kişiye nasıl fayda sağlayacağını öğretmek zorundadır. Bireyler bilgi okuryazarlığı eğitimini en iyi küçük yaşlarda ilköğretim çağında alırlar. Kütüphaneleri besleyen en büyük kaynak öğrencilerin saf, meraklı, herşeyi öğrenmeye ve denemeye açık beyinleridir. Öğretmenler ve kütüphaneciler genç beyinlere bu yaşta bilgileri damıtarak aktararak bilgi okuryazarı bireylerin yavaş yavaş büyümesine ve gelişmesine zemin hazırlarlar. Bilgi okuryazarı olan öğrenciler bilgiye ne zaman ihtiyaç duyacaklarını bilgiyi nereden bulacaklarını ve nasıl kullanacaklarını bilen kişilerdir.
Okul kütüphanelerinin günümüzde en büyük savaşı internetle olmaktadır. Yüzyılın harikası olarak anılan internet dünyada ve Türkiye’de hızla yayılırken kütüphaneler de bu değişimin dışında kalmamaya çalışmaktadır. Internet varken internette bu kadar çok bilgi varken okul kütüphanelerine hala ihtiyacamız var mı? sorusuna cevabımız evettir. E-maillerimiz var ama hala telefonla konuşuyoruz ya da kişisel bilgisayarlarımızda hepimizin hesap makinaları var ama bir muhasebe bölümüne ihtiyaç hala duyuyoruz, dil sözlüklerimiz var ama yine de Türkçe, İngilizce öğretmenlerine ihtiyacımız var. Hala kütüphanecilere ihtiyacımız var. Çünkü ""herşey"" internette yoktur. Google gibi arama motorları elektronik kütüphane kurma yolunda adımlar adımlar atmış olsalar bile internet üzerindeki yayınların geçmişe dönük kopyalarına ulaşmak halen çok zordur. Internet aynı konuda binlerce yere yönlendirir, seçim yapmaz, en doğru bilginin hangisi olduğunu veremez. Internet bir bilgi dağıdır eğer rehberiniz varsa bu dağa tırmanmak çok daha kolay olacaktır. Burada rehber kütüphanecilerdir. Okul kütüphanecilerin görevi bu bilgi dağına tırmanan öğrencilere yol göstermektir. Kütüphaneciler, öğrencilerin doğru bilimsel, açık, standart bilgiye ulaşmalarını sağlar.
Bir öğrencinin gözüyle okul kütüphanesi: • Okul ödevlerimi yaparken zamandan tasarruf sağlar.• Zamanında ödevimi tamamlamama yardımcı olur.• Ödevimi yaparken güzel bir çalışma ortamı yaratır.• Bilgiyi kullanırken güçlü ve zayıf yönlerimi öğrenmeme yardımcı olur.• Etrafımda dönen dünya hakkında fikir verir.• Çeşitli fikirler üretirken güvenli bir ortam sağlar.• Amaçlarımı ve planlarımı oluşturmada yardımcı olur
Sonuç olarak; eğitimi destekleyen kütüphaneler yoksa ya da onların kolleksiyonu öğrencilerin kendilerini geliştirecek, onların başarılarını destekleyecek nitelikte değilse, insanların okuma yazma becerilerini geliştirmeleri ve araştırma ve geliştirmeye katkılarını beklemek güçtür.
Ülkemizde bir tarafta hala yazı yazmak için daktilo bulamayan, katalog kayıtlarının ilkel yollarla çoğaltıldığı okul kütüphaneleri bulunurken, diğer tarafta en yeni teknolojileri uygulayan ve internet aracılığıyla dünyanın herhangi bir yerindeki bilgi merkeziyle bağlantı kurabilen okul kütüphanelerini beraber yaşıyoruz. Dileğimiz ve hayalimiz ülkemizin bütün illerinde, ilçelerinde ve köylerinde modern, teknik donanıma sahip okullar ve okul kütüphaneleri görebilmektir. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/5/2008 - Çan Eğrisi - The Bell Curve
Çan eğrisini üniversitedeki notlarından dolayı çoğumuzun hatırladığını düşünüyorum.

Bazı şeyler daima çan eğrisinin ortasındadırlar. Dünyada herhangi bir nüfusu alın, herhangi bir ölçüm yapın; istatiksel olarak dağılımın tam bir çan eğrisi şeklinde olacağını görebilirsiniz.
Örneğin boy konusunda birkaç Kerim Abdül-Cabbar ve Shaquille O’Neil dışındaki hemen hemen herkes çan eğrisinin ortasındadır.
Fiziksel konularda bir ortalama olduğuna katılıyor olabilirsiniz, ama bu çan eğrisi aynı zamanda gayret, tutum ve beceriler konusunda da geçerli. Hatta herkesin enerjisine ve üretkenliğine de yansıdığını görebilirsiniz. Eğrinin 2 ucunda birkaç şirketin olduğunu ama pek çok şirketin ortalarda olduğuna bile tanık olabilirsiniz.
Peki ortalama olmayı seçen gerçekten bu insanlar ya da şirketler mi?
Hangi pazarda olursa olsun tembellerin silinip gittiğini biliriz. Rakiplerinin yeni ürünlerinin gerisinde kalan şirketler satışlarında düşüş görürler. Yeterli enerji veremeyen bireyler büyük ihtimalle işten çıkarılacaklardır.
Çan eğrisi ile ilgili en harika şey bazı insanların ve bazı şirketlerin doğal olarak belirli bir bölüme doğru meyil göstermesidir. Örneğin bazı insanlar önündeki grup ne hızda yürürse yürüsün, onların birkaç adım arkasından yürürler. Bazı şirketler, sektör ortalaması ne olursa olsun işlerini başkalarından çok daha hızlı teslim ederler.

O halde marifet, eğrinin üzerinde bulunduğumuz noktayı değiştirmek için sektörün değişmesini beklememektir.
Marifet, eğri üzerindeki olağan konumumuzu değiştirmektir. Eğer istisna olmaya alışırsanız, büyük ihtimal öyle kalırsınız. |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 21/4/2008 - Bekliyorum Öyleyse Varım
|
|
|
|
Parmak izi gibi hisleri de ta kendisidir insanın. Yani; düşleri, korkuları, umut ettikleri, bildikleri, merak ettikleri, istekleri insanın kendi dünyasının parçalarıdır. Ve bu dünyanın merkezini beklentileri oluşturur. İnsanın hayattan beklentileri ‘yaşamaktan’ ne anladığına bağlıdır.
Elde olmayan, olması istenen, hayali kurulan şeylerdir beklentilerimiz. Yaş, konum, yaşayış tarzı, karakter insanın beklentilerini şekillendirir. Bir çocuğun beklentileri oyuncak, bisiklet, harçlık gibi şeyler olabilirken babanınki ev, araba ya da daha iyi bir iştir. Hasta olan insanınki sağlık, fakir insanınki refah, zenginin daha çok gelir, işçininki zam, çiftçininki daha çok hasat, bekarınki evlilik, çocuksuzunki çocuk vs. vs. beklenti denilince ilk akla gelenlerdir. Tabi en mühimi sağlık ve huzurdur ve herkesin beklentileri arasında mutlaka yer alır lakin şahsa göre öncelik sırası değişebilir. Yaşam boyu toplum içinde saygınlık, iyi bir kariyer, rahat bir yaşam ya da çok lezzetli yemekler pişirebilmek, çok güzel yazılar yazmak, resim çizebilmek, tanınmak istemek gibi çeşitleri arttırılabilir. Kişiye özeldir beklentileri, kişinin ilgi alanını kapsar.
İnsanın ilgi alanı daralır bazen. Mesela aşık olur. Hayattan tüm beklentilerini kendi üstüne toplayabilen bir kavramdır aşk. İnsanın gözünü karartan, hayatını allak bullak edebilen, kimi zaman ayaklarını yerden kesmişçesine yaşama sevinci veren, kimi zaman günden güne gönlüne zulmeden aşk. Büyük, küçük, zengin, fakir hiçbir sosyal statü ayırt etmeden insanın hayatının merkezine oturabilir. Yani tek isteğin olur, sevilmek. Onun tarafından sevilmek, fark edilmek, ya da onunla kurulacak mutlu bir yuva. Yani bunlarda çeşitlendirilebilir, aşık olanın psikolojisine göre. Yani erkek olan sevdiğini evinin kadını yapmak hayalleri kurarken, kadın olanda çocukta yaparım kariyerde hayalleri kurabilir. Sonuçta hepsinin içinde başrolde onun olduğu, her şeyin iki kişi için kurgulandığı beklentiler zinciri oluşur.
Hayattan beklentilerin, hayatındakilerden beklentilerindir. Sevgi, saygı, dürüstlük gibi. İlişkilerine göre değişen faktörler. Mesela anne babaların çocuklarından beklentileri ki çoğu anne yaşamını çocuğununki ile ortak kullanır derecede hayatını ona adar ve bu doğrultuda fazlasıyla beklentisi vardır, hayattan ve çocuğundan. Taktirler, mastır, gurur verici bir meslek, mürvet, torun derken beklentiler aynı noktada toplanır. Öyleyse sevdiklerimizle, yakınlarımızla ortak planladığımız, hayattan ortak beklentilerimiz de olur. Birey olarak, aile olarak, ülke olarak aynı doğrultuda güzel şeyler bekleriz, kendi adımıza ve birbirimiz adına. Mesela iş arkadaşlarımızla ortak olan en popüler beklentimizdir zam. İster istemez aynı beklenti çevresinde toplanırız, beklide hiç hoşlanmadığımız, anlaşamadığımız biri ile tek ortak noktamızdır, aynı şeyi beklememiz. Tam terside olabilir bilinçli bir şekilde başkaları adına dualar edebilir, hayattan onlar adına da güzel şeyler bekleyebiliriz. İyi dileklerde bulunuruz, bazen hayaller kurarız geniş çaplı. Yani insanın hayattan beklentileri sadece kendisini kapsamaz, ilişki içinde bulunduklarını ve onların hayatlarını da kapsar.
Zamanla beklentiler de değişir. Elde edilmişler, kaybedişler, hayata dair yeni keşifler beklentileri arttırabileceği gibi azalttığı da olur ki genelde azalttığı görülür. Hayat devam ettikçe, en sevilen ama hep giyilmekten aşınmış bir kazak gibi yıpranır ruhumuz. Yıprandıkça törpülenir, her düşüşte hedef küçültür. Yenildikçe yeni yarışlara girmekten kaçınıp, eldekiyle yetiniriz. Ama asla beklentilerin sonu gelmez. Sadece azalır. Hani hayattan bezmiş, nefesten başka canlılığına dair işaret olmayan, ölümünü bekleyen insanlar derler; artık hayattan hiç beklentim kalmadı, diye. Yani olsun yada olmasın insan doğasındandır bir şeyler istemek, beklemek. Normali de budur. Fazla isteksizlik bünyede yaşama isteksizliğine yol açar. Ömür sürdükçe beklentilerimizin gerçekleşmesi, ve gerçekleşmesini dilediğimiz beklentilerimiz olması dileğiyle. Çünkü beklentileridir insanı yaşatan.
Yazarlar Kulübü / Pınar AKYOL | |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 15/4/2008 - Terra-Cotta Wariors Terakota Askerleri
• 10/4/2008 - İstanbul Semt isimleri
Semt isimleri
Aksaray: Fatih'in sadrazamı İshak Paşa, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Aksaray'ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.
Ahırkapı: Marmara Denizi'nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verildi.
Aşiyan: kuş yuvası Aşiyan: Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret'in burada bulunan, Farsça'da kuş yuvası anlamına gelen 'Aşiyan' isimli evinden alıyor. Bağlarbaşı: Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu adla anılıyor.
Bebek: Semtin isminin nereden geldiği konusunda iki rivayet bulunuyor. Bunlardan ilki, Fatih Sultan Mehmet'in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması. Diğeri ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek bahçesi olarak anılması.
Beşiktaş: İlk görüş, semtin ismini Barbaros Hayrettin Paşa'nın gemilerini bağlamak için diktirdiği beş taştan aldığı yönünde. Diğeri ise bir papazın burada yaptığı kiliseye Kudüs'ten getirdiği beşik taşını koyduğu ve ismin buradan geldiği yönünde.
Beyazıt: Sultan II. Beyazıt'ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.
Beyoğlu: Semtin isminin nerden geldiği konusunda çeşitli rivayetler bulunuyor. Bunlardan ilkine göre, İslamiyet'i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus Prensinden adını alıyor semt. Diğerine göreyse, 'Bey Oğlu' diye anılan Venedik Prensinin burada oturmasından geliyor semtin adı. Son bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, yazışmalarda, "Beyoğlu" diye hitap edilmesinden semtin bu adla anıldığını söylüyor.
Bakırköy: Bizanslıların 'Makri Hori' dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçince 'Makriköy' adını aldı. 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk'ün isteğiyle semt Bakırköy adını aldı.
Bostancı: Semt, adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan biri olmasından alıyor.
Depremde çatlayan kapı Çatladıkapı: Bizans zamanında yapılan surların Sidera adı bir verilen kapısı, 1532 tarihinde meydana gelen depremde çatlayınca, hem semt hem de kapı Çatladıkapı olarak anılmaya başladı.
Çemberlitaş: Bizans'ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu'nun bulunduğu yerdeki büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verdi.
Çengelköy: Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor. Çıksalın: Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hakim olan bölgeye, halk arasında "çık, salın" denilmeye başlandı. Eminönü: Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi 'Emin'lere aitti. Semt, adını burada bulunan 'Gümrük Eminliği'nden alıyor.
Feriköy: Semt adını Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam Feri'den alıyor. Bölgede bulunan geniş topraklar padişah tarafından Madam Feri'nin eşine bağışlanmıştı. Ama eşi ölünce semt onun ismiyle anılmaya başlandı.
Galata: Gala, Rumca da "süt" anlamına geliyor. Bir rivayete göre Galata'nın adı semtteki süthanelere gönderme yapılarak türetildi. Başka bir görüşe göre ise İtalyanca 'denize inen yol' anlamına gelen 'galata' kelimesi düşünülerek bu isim verildi.
Horhor: Fatih'te bulunan semt, adını Horhor çeşmesinden alıyor. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet bölge civarında yürürken yerin altından su sesleri duyar ve yanındakilere, "Buraya bir çeşme yapın baksanıza 'hor hor' su sesleri geliyor" der ve buraya bir çeşme yapılır. Çeşme de semt de Horhor ismiyle anılmaya başlar. Okmeydanı: Fetih Ordusu kuşatmanın bir kısmını burada kurulan karargâhta geçirmiş. Semtin ismi de böylelikle Okmeydanı olarak kalmış.
Kadıköy: Futbolun mabedi olan ilçe Zamanın musiki üstadı Sine Kemani Nuri Bey’in anlatışına bakılırsa, futbola meraklı ilk Türk gençleri bir kulüp kurmağa, daha bir derli toplu birleşmeye karar vermişler. Çok geçmeden arzularını yerine getirmiş, elbiseyi de seçmişler; gömleğin göksü, yakası, kol kapakları beyaz, öbür tarafları kırmızı, pantolon keza beyaz. Kuşdili Papazın çayırlarında kendi aralarında maçlara girişmişler. Moda’daki İngilizlerden, Rumlardan mürekkep (oluşan) takımın derecesine erişmek, onları yenmek baş emelleri(en büyük arzuları). Eski cimnastikçi ve idmancılardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanları sayalım: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardeşi Neşet Beyler, Reşat Danyal Bey, Hafız Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Eşref Bey, Hüsnü Paşa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Daniş, Tahsin (Şair Tahsin Nahit) Bey, Sarı Şevki.
Şişli: Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve 'Şişçilerin Konağı'nın zamanla değişikliğe uğrayarak 'Şişlilerin Konağı' hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.
Şaşkınbakkal: Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için bölgeye gelenlere bir bakkal dükkanı açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek bakkala "şaşkın bakkal" yakıştırması yaptılar. Bundan sonra da semt Şaşkınbakkal olarak anılmaya başlandı.
Sütlüce: Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir Rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı. Bundan dolayı semt, Sütlüce olarak anılır oldu.
Tahtakale: Sözlük anlamı 'kale altı' olan Taht-el-kale'nin bozulmasıyla Tahtakale'ye dönüşen semtin, Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.
Taksim: Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yer, Taksim olarak anılmaya başlandı. Teşvikiye: Sultan Abdülmecit'in bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu semtin adı Teşvikiye olarak kaldı. Bu durumu, Harbiye Karakolu ile Rumeli ve Valikonağı Caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş belgeleliyor.
Unkapanı: Bazı satış yerlerinde Arapça'da 'Kabban' adını taşıyan büyük teraziler bulunduğundan, buraları Kapan adını taşırdı. Sahiline buğday ve arpa yüklü gemiler demirlediğinden, semt bu adı aldı.
Üsküdar: Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar'a dönüştü.
Veliefendi: Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi'nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi'yle anılıyor. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/3/2008 - Kuleli Askeri Lisesi
 Şu beyleri çok kıskanıyorum. Bir Kuleli Askeri Lisesi, birde Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul'un en güzel manzarasına sahip okullardır. O okulların birinde okusaydım, herhalde hiç mezun olamazdım. Gezerken düşündümde, Kuleli Askeri Lisesinin tarihini bilmek fena olmazdı diye, hemen araştırdım ve sitelerinden aldığım bilgiyi aynen sizinlede paylaşıyorum.
Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) İstanbul’u aldığı zaman Kuleli’nin şimdi bulunduğu yerde (Paspas Korusu) namı ile anılan bir koru vardı;içerisinde bir manastır ile bir kule bulunuyordu.
Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-1520) bu manastır yeniçerilere kışla olarak verildi.Hatta bu kışla mevkii Bostancı başı Odaları diye anılırken zamanla güzel ve süslü bir bahçe haline gelişinden olacak Kuleli Bahçesi diye tanındı.Kuleli bahçesi Osmanlı saraylılarına çiçek ve sebze yetiştirmekte kullanıldı.Kanuni,şehzadeliğinde gezmek için buraya gelirdi.
Kanuni Sultan Süleyman (1520-1577)padişah olunca bahçede yüksek bir kulesi bulunan dokuz katlı ve her katı fıskıyeli havuzlarla süslenen büyük bir kasır yaptırdı.Yaz aylarında bilhassa buraya gelir otururdu.
Sultan Ahmet III (1703-1730) devrinde kule bahçesi ve etrafı has olarak kendisine verildi.Bizans devrinden kalan kule yıktırıldı.
Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa’nın damadı Kaymak Mustafa Paşa tarafından sahilde bir mescit yaptırıldı. (1744)
Mahmut II (1808-1839),bostancı başı odaları mevkiinde,yani okulun şimdi bulunduğu yerde süvari askerleri için Nikola ve Tanaş adında olan bu kışla Kuleli Askeri Lilisesi’nin ilk yapısı oldu.
Abdulmecit devrinde (1839-1861)kışla yanında yerine,yarı kargir olarak yenisi inşa edildi(1843).İki tarafına da kuleler yapıldığından kışlaya bu tarihten itibaren Kuleli Kışla denilmeye başlandı.
1847 de su yolları tamamlanarak kışlanın su işi de halledildi.
Kafkasya’lı Hüseyin Paşa tarafından tertiplenen Sultan Abdulmecit’i tahtından indirmek hedefini güden bir hareketin meydana çıkarılması üzerine,suçluların Serasker Rıza Paşa tarafından muhakemesi Kuleli Kışlasında yapıldı (Kuleli Vak’ası 1859)
Kırım savaşına iştirak etmek üzere İstanbul’a gelen Fransız ve İngiliz askerlerin bir kısmı Fransa’nın İstanbul Maslahatgüzarı M.Cheferre’in isteklerine uyularak bu kışlaya yerleştirildi (1854).Burası Müttefik Askerlerin kışla ve hastahanesi haline getirildi.Harbde yaralanan ve tedavileri sırasında ölen müttefik askerleri kışla’nın kuzeyindeki mezarlığa gömüldüğünden,yakın zamana kadar bu mezarlığa İngiliz Mezarlığı deniliyordu.
Kışla, 1856’da İngiliz’ler tarafından boşaltılırken,çıkarılan kasdi bir yangınla tamamen yandı ve haraboldu.
Abdülaziz devrinde (1861-1876) kışla ana duvarları kargir,iç bölmeleri,tavan ve tabaları ahşap olarak iki kat halinde inşa edildi (1871).Böylece bugünkü kışla ortaya çıktı.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 7/2/2008 - 24 saatte insan vücudu
06.00: Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor.
07.00: Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor.
08.00:Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyor.
09.00 Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor.
10.00 Organizmanın kendine gelme, 'ben burdayım' deme saati. Fazla enerjik, vücut en yükes ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. 'Kısa süre belleği' iyi durumda. Bir önemli ayrıntı: 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanıyor.
HAZIR CEVAPLIK SAAT 11.00 Vücudun tam formunda olduğu, verimli olmaya programlı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan çözülür.
12.00 Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanyor.
13.00 Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyor. Bütün organlar en alt düzeyde çalışıyor, sadece safra öğle yemeğini hazmetme faaliyeti gösteriyor. 14.00 Bitkin oluruz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşüyor. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saati. Çünkü bu saatte acı az hissediliyor. Lokal anestezi uzun süre devam ediyor (30 dk.).
HOŞ GELDİN ENERJİ 15.00 Enerji geri geliyor, bellek tam formunda. İkinci verimlilik dönemi başlıyor ama sabahkinden az.
16.00 Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeye çıkıyor. Kuvvet artıyor, oksijen harcanıyor, böbrekler ve mesane çok çalışıyor. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zaman. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor. 17.00 'ye doğru mide kanaması geçirme riski artıyor.
18.00 Akşam yemeği için ideal saat. Pankreas bu saatte özellikle aktif.
19.00 Kan basıncı ve nabız tembelleşiyor. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlara dikkat, tehlikeli olabiliyorlar. Antidepresanların tesiri de bu saatte daha fazla.
20.00 Karaciğerdeki yağ düzeyi düşüyor ve kirli kan kalbe her zamankinden daha fazla akıyor. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalı. Etkisi hemen görülüyorr. Antibiyotikler de az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde oluyor.
YEMEĞİ KESİYORUZ 21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona eriyor. Gelen herşey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalıyor ve bu çok tehlikeli. Kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum ediyor.
22.00 Vücudun polisi akyuvarlar aktif hale geliyor. Sigara içenler dikkat! Bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri çok zor atıyor.
23.00 Organizma gün boyunca aktif faaliyet gösteren stres hormonunun salgılamasını durduruyor. Sakinleşip, rahatlıyoruz.
TATLI RÜYALAR 24.00 Uyurken deri hücreleri durmadan çalışıyor, gündüz olduğundan daha sık bölünüyor. İlk rüya safhası, yarım saat içinde rüya görmeye başlıyoruz.
01.00 Verim en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapabiliyor, dikkat azalıyor, çünkü vücut kendini uyumaya programlıyor.
02.00 Araba kullananlar dikkat: Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.
03.00 Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşıyor.
04.00 Stres hormonundan enerji kazanıyoruz. Enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluyor; çünkü kan basıncı oldukça yükselip, damarlar geriliyor. Doğum yapma olasılığının en yüksek saati.
05.00 Stres hormonu bizi faaliyete geçiriyor ve gündüz değerinin tam 6 katına çıkıyor. Vücudumuz harekete geçiyor kaybolan enerji yeniden geri geliyor. Gelsin, yeni bir gün başlıyor.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 19/1/2008 - Yasaklanan sitelere girmek
bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir gibisinden uyarı çıkan siteler içindir. aslında kolay bir iştir. sadece bir kaç ayar gerekmektedir.
`windows xp` için;
1. `ağ bağlantılarım`a tıklayın, 2. eğer ağ bağlantılarınız görünmüyorsa soldaki menüden `ağ bağlantılarını görüntüle`ye dokunun. 3. o an hangi ağdan internete bağlanıyorsanız (adsl dial up, kablosuz, adsl ethernet girişli modem vs) onun üzerine sağ tıklayıp `özellikler` deyin. genelde bu kablolular için `yerel ağ bağlantısı`, kablosuzlar için `kablosuz ağ bağlantısı` olarak görülüyor. 4. açılan menünün default olarak görünen genel sekmesinde en altta bulunan `internet erişim kuralları (tcp/ip)` kısmına bir kere tıklayıp altta bulunan özellikler butonuna basın. 5. `internet erişim kuralları (tcp/ip) özellikleri` menüsü açılacak. burada alttaki seçenekte `dns sunucu adresini otomatik olarak al` seçeneği default olarak seçili olması lazım. onu alttaki seçeneği >> `aşağıdaki dns sunucu adresini kullan`ı seçerek değiştirin. 6. iki adet içinde 3 er tane nokta bulunan input alanı aktive olacak. üstte olan `yeğlenen dns sunucusu`na `4.2.2.1` rakamlarını girin. noktalar kendindendir. siz sadece her noktadan önce bir rakam gireceksiniz soldan sağa. sonra da `diğer dns sunucusu` seçeneğinde aynı şeyi `4.2.2.2` ile yapın ve tamama tıklayıp tüm pencereleri kapatın.
yasak sitenin adresini tarayıcınıza yazarak girin. %99 girmiş olacaksınız. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 3/1/2008 - 2918 SAYILI TRAFIK KANUNU MUTLAKA OKUYUN
2918 SAYILI TRAFIK KANUNU MUTLAKA OKUYUN
Trafik kazasi sonucu yaralanan ve hastaneye kaldirilarak tedavi altina alinan kazazedelerin,kanuna gore tedavi icin ucret odememesi gerektigi belirtildi. Tuketiciler Birligi, kazazedelerin haklariyla ilgili bir rapor hazirladi.
Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi goren kazazedelerin bu tedavileri sonucu hastane tarafindan ucret talep edilemeyeceginin belirtildigi raporda, 2918 Sayili Trafik Kanunu'na gore herhangi bir trafik kazasi sonucu yaralanan kisi en kisa surede hastaneye yetistirilmek ve gereken tedavinin yapilmasi hukumlerini iceriyor. Yonetmelige gore,hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumu, sosyal guvencesinin olup olmadigina ve hastanin ozelligine bakmadan gereken tedaviyi ve mudahaleyi herhangi bir ucret talep etmeden yapmak zorunda.
Bu tedavi sonucu olusan masrafin ise Saglik Bakanligi Karayollari Trafik Doner Sermaye Isletmesi tarafindan karsilanacaginin belirtildigi rapora gore, vatandaslarin haklarini bilmedigi icin sorunlar yasandigini ve hastanelerin bu kanundan bihabermis gibi gozukup vatandastan para talep etmelerinin suc oldugu belirtildi.
Lutfen tanidiginiz herkese iletiniz. Kazasiz gunler dilegiyle...
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 1/1/2008 - Milli Piyango 1 Ocak 2008 çekilişi 1 Ocak 2008
|
|
|
|
|
25,000,000 Y T L KAZANAN NUMARA 1121383
5,000,000 Y T L KAZANAN NUMARA 0424770 1,000,000 Y T L KAZANAN NUMARA 4561081
500,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 7520812
200,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 2895618 3285794 4919463 6620690 8821116
100,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0704972 2829008 4014485 4454660 7195148 7225614 0968608 3855777 4332674 4548188 ------- -------
50,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0413768 1868142 3229735 5183099 7059660 8567966 0835395 1969623 3501230 5740325 7071097 8652443 0837214 2212850 3805771 5986767 7163922 9352185 1013408 2374383 4137197 6100289 7222248 9442111 1060968 2521629 4738798 6191427 7347089 9475581 1101590 2533450 4829461 6425267 7610042 9737851 1162513 2560214 4995253 6781841 8404275 9830934 1193259 2823464 5157533 6783187 8557023 9892656 1586622 2993197 10,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0183125 2224573 4185717 5889328 7253374 8789586 0209497 2311532 4510348 5908451 7275787 8822835 0255015 2335982 4531257 6004652 7294245 8891301 0454538 2372454 4557289 6049790 7400298 8969173 0500030 2607945 4559909 6087628 7501707 8971291 0516660 2656596 4565817 6156967 7507103 8974596 0584883 2702171 4616907 6185310 7559254 9043423 0691590 2818780 4649808 6240298 7632875 9062894 0739141 2860816 4654482 6254953 7661728 9101255 0937300 2965567 4720576 6279232 7721441 9199275 0972467 2978962 4721920 6329421 7895984 9207330 1019430 2998192 5025280 6452194 7942533 9398233 1261166 3214434 5051150 6511490 8045873 9407846 1334314 3242776 5212825 6738816 8078427 9412676 1492085 3243951 5217388 6805588 8080508 9453470 1542758 3245017 5228315 6869811 8095754 9474980 1565801 3261035 5301596 6972889 8100529 9486621 1659410 3278742 5325291 7035453 8106986 9516647 1672157 3489113 5454015 7048305 8123044 9556341 1718509 3551961 5469017 7112879 8268058 9578861 1761265 3586390 5528917 7175505 8332981 9606692 1845893 3634063 5628433 7177219 8367654 9664900 1922276 3742040 5675507 7193877 8560687 9743434 2100916 3950967 5790821 7196028 8668937 9825702 2146441 4167821 5801381 7204767 8708295 9932262
5,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0035023 2218316 3258723 4841213 6821935 8671615 0103061 2254331 3271761 4861033 7026560 8693728 0128083 2292857 3492920 4923509 7064889 8753514 0267653 2340119 3519493 4931035 7140413 8787115 0285900 2431253 3600820 4977171 7334831 8827970 0303292 2448387 3606509 5175233 7450649 8876649 0349386 2473433 3634507 5279895 7502742 8891342 0398280 2481944 3658426 5280102 7522774 8945468 0475699 2482545 3663989 5440496 7527601 9092934 0535969 2512209 3688694 5513397 7531588 9119209 0696694 2558140 3792132 5525380 7659132 9130272 0721307 2578357 3794876 5678691 7716447 9175813 0821680 2657229 3857149 5796812 7722211 9176607 0856028 2660657 3977261 5949641 7781465 9220340 1055779 2684968 3977841 6015771 7922451 9287338 1082822 2769611 3979814 6028308 7936276 9361380 1178001 2783665 4018850 6090984 8054800 9423517 1455367 2864368 4071491 6156001 8056564 9488579 1464189 2883625 4160355 6239219 8120496 9542252 1559715 2947894 4249988 6303431 8250846 9648588 1731440 2977043 4297972 6326465 8313138 9675059 1805001 3063544 4309614 6512157 8374039 9820341 1904264 3133159 4318309 6536796 8388481 9821776 2073622 3223447 4785453 6717145 8404633 9861126 2210401 3252528 4822486 6752720 8476523 9899131
1,000 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0051430 1437389 2648164 4392880 6174171 7795048 0077851 1650318 2656773 4511561 6183915 7956286 0271685 1651594 2727402 4678263 6299036 7977853 0362081 1807796 2749948 4885148 6319404 8027054 0392623 1832213 2761277 4898179 6394171 8130682 0442228 1857061 2768658 4925353 6493132 8198960 0487523 1866801 2776813 4935352 6632972 8248282 0511571 1887493 2794237 4943365 6640126 8344307 0529032 1897631 2890398 5029182 6776736 8622326 0599049 1931776 2958432 5053045 6809095 8628408 0653171 2060364 3099768 5122220 6850758 8678550 0679426 2100161 3121506 5256962 6910992 8719494 0818190 2170037 3142057 5376493 6953560 8896289 0912801 2179079 3543218 5384055 6998811 8970496 0980082 2232336 3572402 5508879 7012983 9055859 0980805 2337183 3603071 5612842 7220601 9065350 1065071 2431288 3606511 5620920 7225000 9109772 1067992 2453454 3712007 5640595 7235233 9124876 1141722 2469480 3772140 5678149 7245802 9130674 1142448 2483311 3932174 5740669 7246363 9165569 1242739 2512702 4094673 5892710 7251415 9251723 1266012 2518705 4143552 6001563 7388379 9471610 1283592 2541919 4175399 6135666 7451536 9533452 1300097 2599172 4235524 6138365 7558540 9561888 1347692 2616254 4344131 6144297 7756618 9922250
SON 6 RAKAMINA GORE 300 Y T L KAZANAN NUMARALAR 002924 131186 316020 436475 585372 763900 018585 147771 317907 445686 600878 770566 019431 163952 318876 446250 608118 771244 021985 168028 320461 447418 611035 783734 026493 169836 321930 467971 615782 793492 028421 172224 332626 474119 623341 797464 043597 185373 334335 477580 624181 810075 050490 185816 337185 479301 629948 812571 052653 187190 341780 481195 641071 815144 053091 189493 347355 488494 642040 817276 058641 190422 352830 498811 642901 818788 060152 200556 356620 499128 661190 840605 063063 205337 363347 502203 672242 841211 063393 207852 365773 504015 677304 853896 073849 221326 369924 516263 683795 880273 084029 223477 382731 520048 685594 888725 084228 235742 390343 521534 690485 894722 089073 240462 406412 527170 691758 908207 089819 249862 407169 565562 722579 914733 100475 250885 409365 565592 722958 917346 108776 257329 421564 570949 750085 925428 120734 272598 423851 577786 754298 961621 121654 275185 426807 579121 756252 965475 123164 281673 428172 580081 758730 972843 123847 297302 435065 582463 761215 975322
SON 5 RAKAMINA GORE 200 Y T L KAZANAN NUMARALAR 00096 17231 29898 51008 71197 83316 00394 18419 31205 51526 71484 83898 00981 19305 33726 53412 71775 84796 00998 19683 36675 53908 75329 86186 01211 20013 37818 53977 76003 86199 02117 20052 39306 54036 76032 86681 04073 20434 40292 57234 76177 87071 05426 22943 42561 57386 77622 90057 07433 23153 42601 60230 77774 90993 08043 25310 43032 61102 78818 91814 09574 27173 44128 61266 81055 95994 09872 27620 44945 63300 81158 96815 13977 28112 45024 64049 81689 96882 14622 28116 48408 64243 82039 96902 15091 28130 48503 65719 82227 97705 15566 28991 50292 70420 82938 97926 16417 29355 50838 70922 SON 4 RAKAMINA GORE 100 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0041 1078 1749 2328 4282 6275 7064 7841 8809 9414 0214 1145 1847 2974 4343 6683 7454 8056 8875 9799 0266 1333 2160 3109 4871 6754 7538 8371 9334 9873 0862 1409 2286 4214 5768 6829 7784 8519 9387 9901 SON 3 RAKAMINA GORE 80 Y T L KAZANAN NUMARALAR 001 023 162 184 310 370 395 437 461 500 565 773 SON 2 RAKAMINA GORE 50 Y T L KAZANAN NUMARALAR 11 27 41 49 72 75 80 94 SON 1 RAKAMINA GORE 24 Y T L KAZANAN NUMARALAR 0 8 25,000 Y T L TESELLİ KAZANAN NUMARALAR 0121383 1121333 1121387 1123383 1161383 1821383 1021383 1121343 1121388 1124383 1171383 1921383 1101383 1121353 1121389 1125383 1181383 2121383 1111383 1121363 1121393 1126383 1191383 3121383 1120383 1121373 1121483 1127383 1221383 4121383 1121083 1121380 1121583 1128383 1321383 5121383 1121183 1121381 1121683 1129383 1421383 6121383 1121283 1121382 1121783 1131383 1521383 7121383 1121303 1121384 1121883 1141383 1621383 8121383 1121313 1121385 1121983 1151383 1721383 9121383 1121323 1121386 1122383 | |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
13temmuz@gmail.com Paylaşımlarını Bekliyoruz...
E - dergi, Elektronik, Medya, Kültür -Sanat,Yaşam,Sinema, Bovling, Aktivite, GO, Tiyatro, Satranç, Tabu, Scrabble
Bağlantılar
• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• Arkadaşlarım
• e-posta
• Blog RSS
• 13 TEMMUZ • Said Saidoğlu • Arkadaşlar • 13 TEMMUZ Haber Grubu • Nostalji Saati • http://www.sinanoglu.net/ • Türk Dik Kurumu • Bilkent Kütüphanesi • Takip Edilesi Dergiler • Mümin Sekman'dan beyin kullanma kılavuzu • ART • Dilimize Sahip Çıkalım • radikall • Fırsat Yağmuru • Photoshop • Yarışmalar • Freelance Çalışmak • Web Arşivleri (Eski siteler) • İlk Nokta • Arşiv Hürriyet • Toolbar tuulbar • HEP OKU Merkez Dergi • Bildirgeç • MORYONCA • Trafik Kameraları • MP3 • Araç Plaka Sorgulama • Doğa Derneği • Youtube Video Çevirici • TR Kitap MP3 • İstanbul Kültür Sanat Dostları • sunipeyk • imagini • Arka Kapak • Moleschino Akıl Defteri • BlogcuBUL • ANA Fikir • Aktüel NET Dublaj • Mp3Kenti • Dönüşüm Konağı • View MY TV izle • Radyo KARYANIĞI • KPSS Bankası • KPSS Online • Türkçeleştiriyoruz< • KİBAR TAVASAV • Ayıp ŞEyler
Kategoriler
Arkadaşlar
• seedorf • kutu • zelis • caglar • kupavalesi • kirac34 • sibelsaid • crazy41 • E.YÜKSEL ÜSTÜNER • mekatronik • perfect • halimcal • saidsaidoglu • gununsozu • yust1 • shade • beylikduzu • kevsergur • inky • gelincik1974 • Kâmuran Esen • orcad • bereket • c2n3r • sakagibi • burcuercis
|
 |
|