HERZAMANENUCUZ.BLOGCU.COM DA KARGO DAHİL ÜRÜNLER
• 11/3/2008 - 7 ölümcül günah
prensipsiz politika (politics without principle), çalışmadan zenginlik (whealth without work), ahlak-sız ticaret (commerce without morality), vicdan-sız zevk ü sefa (pleasure without conscence), karaktersiz eğitim (education without character), insanlık dışı bilim (science without humanity), feda etmeden tapmak (worship without sacrifice).
gandhi |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 13/10/2007 - A: Algıda seçiciysem günahım ne?
A: Algıda seçiciysem günahım ne?.. Âşıksan vur saza, şoförsen bas gaza. B: Beatnik isen vur saza, Nihilist isen bas gaza... Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım... Bohemia ovası, entel yuvası... Burma burma bıyıklarım, Tarkan seni ayıklarım... Burnumdaki piercing kadar yakınsın bana Boğaziçili... Büyüyünce TIR olacağım. C: Ceketi atarım, asfalta yatarım. Ç: Çılgınımsın! D: Doğma bebek, şoför olursun... Dünyayla nişanlı, ölümle sözlüyüm... E: Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsan, çok yaklaşmışsın demektir... F: Freud da sollardı. G: Gidişime yollar, duruşuma kızlar hasta!.. Gönlünde yer yoksa bana güzelim; fark etmez ben ayakta da giderim.
'Hatalıysam yüz yüze görüşelim!' H: Hak edeni hayatıma, hak etmeyenin hayatına sokarım... Hatalıysam yüz yüze görüşelim. İ: İstanbul-Ankara 4 saat, sana sevgim 24 saat. K: Kamyon çeker 10-20 ton, gönlüm çeker Paris Hilton. M: Mazda, huzur namazda... Mezuniyeti en az üniversity. N: Nazlı yarin cilvesi, diş yapar Ford'un 2. vitesi. O: Otobanda sessiz bir hayat, seni sevende kabahat... Ovaya saldım koçu, sevdim aldım Dodge'u. Ö: Önünü görmeden sollama, evine acı haber yollama. P: Para bende, bundan sonra kıro olacağım. R: Rampada yavaş, düzlükte savaş. S: Sana taptığım kadar paraya tapsaydım milyarder, Allah'a tapsaydım peygamber olurdum... Sen sus, birikimin konuşsun Tinselgül... Star yarabbi. Ş: Şoförün bahtı kara, muavinin gönlü yara. T: Trabzon'un Laz'ına Transporter'ın ara gazına... U: Uzaktan severim, ruhun bile duymaz. V: Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın; fazla derine inme, çünkü orda sen varsın. Y: Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun!.. Yolda hızlıyım aşkta yavaş, Çorumluyum arkadaş... |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 1/9/2007 - gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz.
• 29/8/2007 - benimle evlenir misin?
ayrı iki çuvalda iki kahve tanesi aynı cezvede benimle demlenir misin
ayaz yakın ruhum üşümeden pamuk ellerin örmeli artık kaderimi yüreğimi sensizlikten söküp bulutlara diker misin
bırak güzünde ıslansın yokluğuna çatlayan toprağım yaprağını sadece bana döker misin
ayrı iki çuvalda iki kahve tanesi aynı cezvede benimle demlenir misin
kaide geçimsizi biriyle
yani
b e n i m l e e v l e n i r m i s i n??
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 16/7/2007 - Aklın başına gelince, sakın pişman olacağın bir iş yapma.
• 2/7/2007 - Günün Sözleri
Askin gozu kordur derler... Yalan! Seven, sevdiginde, baskalarinin gordugunun en az iki katini gorur...
“Josh Billings”
Surekli havlayan bir kopegim, habire kufreden bir papaganim, dumani tuten bir sobam ve geceyi hep disarida geciren bir kedim varken, niye evleneyim?.. .
“Lauren Bacall”
Karimi asla aldatmam. Evde biftek beni beklerken, sokakta niye kofte pesinde kosayim...
“Paul Newmann”
Aksam yemegine gec ya da erken gelmemle icten ilgilenen bir kadin ugruna, butun dehami ve tum eserlerimi, feda etmeye hazirim....
“Ivan Sergeyevic Turganyev”
Bazen kucuk bir bakis, insana dunyalari verir. Bazen kucuk bir bakis, insani cehennemin derinliklerine yollar....
“Jean Jacques Rousseau”
Bir zamanlar erkegin ustun olduguna inaniyordum. Sonra evlendim. Karim bu inancimi tamamen yikti...
“Jack Lemmon” |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/6/2007 - Düşüncelerini değiştirmeyenler yalnızca aptallar ve ölülerdir...
• 4/6/2007 - “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…
“Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…” (Albert Einstein)
Ön yargı, sözlük anlamıyla; genel ve özel kullanımlarında bir taraf tutma biçimidir. Bir ideolojik fikri veya bakış açısını koşulsuz desteklemek manasında kullanılır. Ön yargı halk arasında genellikle bir kişinin kararlarının ağırlıklı bir şekilde tek taraflı olarak ortaya çıkmasında kullanılmaktadır. Yine halk arasında ön yargı, bir kişinin kararlarının nesnel olmayıp öznel olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır.
"Ön yargı" bir kişinin kararlarını alırken nesnel değerleri kullanmadığını iddia etmez. Kısaca kişinin yargılarını oluşturan değerler bütünlüğüne karşı bir söylem getirmektedir. Ön yargılı kişinin kullandığı (sayısından bağımsız) olguların diğer olgularla (kişinin kullanmadığı veya kabul etmediği) karşılaştırıldığında kişi tarafından atanan değerlerin doğru (kapsamı, içeriği anlamında) olmaması sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Hepimiz hayatımız boyunca çeşitli önyargılara kapılırız ister istemez… Kimimiz memleketinden dolayı (Kayseri, Çorum vs.), kimimiz ırkından (Kürt, Arap vs.), kimimiz dini inancından (Hıristiyan, Yahudi, Ateist vs.) ya da mezhebinden (Alevi, Sünni vs), siyasi görüşünden (sağcı, solcu, liberal, muhafazakar, sosyal demokrat vs.) ve daha birçok konuda, karşılaştığımız insanlar hakkında, onlarla ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmadan, kendi kafamızda bir profil oluştururuz ve bu kalıba sokarız onları... Zihnimizde beliren görüntüye göre, o insanlarla olan münasebetlerimizdeki tutumumuz şekillenir, ilişkilerdeki mesafe bu zihindeki resme göre belirlenir. Gördüğümüz, duyduğumuz özelliklerine yakın sıfatları da biz ekleriz hatta. Buna sosyal psikolojide “Gizil Kişilik Kuramı” adı verilir. Yani, bir kişinin belli bir kişilik özelliğine sahip olması, o özellikle ilintili başka özellikleri de çıkarsamamıza yol açar.
Bu kafamızda beliren görüntüler ve üstüne eklenen çıkarsamalar, karşımızdaki insanın karakteriyle ne kadar örtüşüyor acaba? Düşündüğümüz, o özellikleri taşıdığını “sandığımız” insan, gerçekten de o özelliklere sahip mi?
Aradaki münasebetler ilerledikçe, ya da hakkında detaylı bilgiler edinmeye başladıkça, belki de karşımızdaki insanın bizim düşündüğümüzden bambaşka bir karaktere sahip olduğunu görebiliriz. Ama bunları görmemiz bile, kimimiz için kendi zihnindeki tabularını yıkması için yeterli olmamaktadır maalesef.
Bu konuyu bir soruyla açıklamaya çalışırsak; Özürlü sekiz çocuğu olan ve frengi hastası hamile bir kadına rastlasaydınız, ona kürtaj olmasını tavsiye eder miydiniz?
Bu sorunun cevabını vermeden önce aşağıdaki soruyu okuyun.
Şimdi bir dünya lideri seçme zamanı ve sizin oyunuz da sonucu etkileyecek. İşte üç aday hakkındaki gerçekler:
1. aday: Sahtekar siyasetçilerle işbirliği içinde ve falcılara danışıyor. İki metresi olmuş. Paket paket sigara ve günde 8 ile 10 bardak martini içiyor.
2. aday: İki kere işten atılmış, öğlene kadar uyur. Üniversitedeyken uyuşturucu kullanmış ve her gece 1 litre viski içiyor.
3. aday: Madalya almış bir savaş kahramanı, vejetaryen, sigara içmiyor. Nadiren bira içer ve evlilik dışı hiçbir ilişkisi olmamış.
Tercihiniz bu adaylardan hangisi olurdu?
Önce karar verin, daha sonra aşağıdaki cevaba bakın!
1. aday: Franklin D. Roosevelt 2. aday: Winston Churchill 3. aday: Adolf Hitler
ve bu arada... Kürtaj sorusuna eğer "evet" dediyseniz, Beethoven'ı öldürdünüz !!! ****************** “Bir derste Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken bir olay okuyor : * Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. * Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. * Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. * Yalnız nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. * Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. * Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. * Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. * Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. * Yürümüyor. * Uykusu sürekli düzensiz. * Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. * Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.
Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle bir hastanın bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapmayacaklarını söylerler.
Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar.Fotoğraftaki hasta doktorun altı aylık dünya tatlısı kızıdır...”
Nasıl, şaşırtıcı değil mi?
Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere, önyargılarımız insanlarla sağlıklı ilişki kurmada, ya da tutumlarımızı objektif şekilde belirlemede büyük bir engel teşkil ediyor. Belki samimi bir dostluğu, belki mutlu bir evliliği, belki başarılı bir iş ortaklığını, belki …… önleyecek.
Bu nedenle önyargılarımızdan mümkün olduğunca sıyrılarak, insanların dış görünüşleri ya da kimlikleriyle değil; asıl sahip oldukları kişisel özellikleri, karakterleriyle muamele etmek en doğrusu…
Önyargılardan arınmış, hümanist ilişkiler kurmanız dileğiyle… |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 3/6/2007 - Kızılderili Atasözleri
Kızılderili Atasözleri
* Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)
* Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yasayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)
* Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)
* Şeytan hakkında konuşmayın.Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)
* Bir kere "Al sunu" demek, iki kere"Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor) * Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)
* Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak (Sauk Kabilesi)
* Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)
* Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi)
* Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)
* Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)
* Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)
* Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal (Lumbee Kabilesi)
* Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın. (Fox Kabilesi)
* Allah'ın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez;çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi) |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 25/5/2007 - Aşağılanmak
"kimse kendi rızası olmadan asagilanmaz" öyle işte, o kadar doğru ki. aşağılanma fırsatını biz veririz karşı tarafa, istenince çok zeki olan biz. mazoşistçe belki, ama sonucunda zevk alıyorsak, kontrolleri karşı tarafa verip iyice çiğnenmek istiyorsak kendi keyfimizin bileceği iş. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|