|
Gemiye bir kadın almak uğursuzluk getirir. 18’inci yüzyılın sonlarına kadar aynı inanç, kütüphaneler için de geçerliydi. Kadınlar birkaç dost ve acıları için yazarlar, kitapları kütüphane raflarının karanlık ve tozlu gölgelerinde unutulurdu. Ancak 18’inci yüzyılın ikinci yarısında, para kazanmak için yazı yazan ve çeviriler yapan orta sınıfa mensup kadınlar ortaya çıkmaya başladı.
Taşradaki evlerinin oturma odasında kaleme sarılıp, kelimelere sığınan bu eğitimsiz kadınlar, sadece gözlemlerine ve duygularına dayanarak yazıyorlardı. İşte onların mucizesi de buydu. Kendilerine ait bir odaları olmadığı için, sabahın en erken saatlerinde ve gece herkes yatağa girdikten sonra mum ışığında çalışırlardı. Yalnızca günbatımıyla gün doğumu arasındaki o eşsiz saatlerde özgür bırakılan bu gecelikli ve mürekkep lekeli kadınlardan biri de Jane Austen’dı.
Jane Austen'in çizgisiz kâğıtları
Film, nefis bir bahar sabahı açılıyor. Jane Austen’ın hayatına sızmak için iyi bir fırsat. Keza, aklı kadar saçları da özgür bırakılmış genç Austen, günün ilk ışıklarıyla beraber yazmaya başlamış. Bu, onu yazarken görebileceğimiz yegâne karelerden biri. Çünkü yazdıkları aşk, evlilik, kır gezileri ve düş kırıklıklarından seçtiklerini yansıtan ve saygın bir din adamı olan babasının taşradaki evinde, topladığı yaşam deneyimiyle dehasını oluşturan Jane Austen’ı daha çok düzgün topuzu ve asık suratıyla göreceğiz. Ama bu kadarla bitmiyor. Çünkü onun aşk hayatı, söylendiği gibi uzaktaki çayırlara dalıp tek başına kurulan düşlerden ibaret değil.
Jane Austen’ın evlilik öncesi ilişkiyi işlediği romanlarının çıkış noktasında, kendi aşk hikâyesi var. ‘Aşkın Kitabı’, Austen’ın henüz yeni yeni kitaplarını yazmaya başladığı günleri ve onun hayatına giren bir erkeği konu alıyor. Gökyüzünün tüm mavisini barındıran gözleriyle Tom Lefroy; akıllı, yakışıklı ama fakir bir hukuk öğrencisi.
Onlar birbirlerine çılgınca âşık olsalar da Austen ailesi, kızlarının malikânesi ve serveti olan bir gençle evlenmesini istiyor. Jane Austen bu karmaşanın ve kalbinin sık atışları arasında hayatının en büyük görevlerinden birini de başarmak üzere: ‘Aşk ve Gurur’u yazıyor ve kendisine son derece benzeyen Elizabeth Bennet karakterini yaratıyor.
Bazen genç bir kızın eli, görülmemiş şeyleri yoklamak ister ve o bilindik yoldan ayrılır. 18’inci yüzyıl İngiltere’sinde çamaşır ve bulaşık leğenlerinden, domuz ağıllarından ellerini çıkartıp yazmaya başlayan Jane Austen’ın, dirseğe kadar uzanan eldivenler, kır gezileri, danslar, bahçede ikindi çayları ve bitmek bilmez evlilik teklifleriyle dolu gençlik yıllarının anlatıldığı film ne yazık ki yazarın zekâsına yaklaşamıyor bile. Gene de açık havaya ihtiyacı olanlar için İngiliz kırsalında geçen bu film eşsiz bir fırsat.
Aşkın Kitabı
Becoming Jane
Yönetmen: Julian Jarrold
Oyuncular: Anne Hathaway, James McCoy |