|
Bu yazı Facebook’ta arkadaşlarını poke yapıp, birbirinin fluff’ını besleyenler için değil. Bu yazı Türk medyasının ani keşfiyle, Facebook dışında kalmışlığın baskısını yaşayanlar için
SONUNDA Türkiye de Facebook’la yatıp kalkan ülkeler arasına katıldı. 42 milyon kullanıcısı olduğu söylenen Facebook, bir ‘sosyal ağ’ (social network). Sosyalliği, üyelerin birbirleriyle iletişim kurabilmelerinden kaynaklanıyor. İletişim, üyelerin birbirlerine ve forumlara her konuda yazmalarıyla sağlanıyor. Buraya kadar benzerlerinden bir farkı yok gibi. Ama Facebook’ta iletişim yazıyla sınırlı değil.
BİR İLETİŞİM BİÇİMİ OLARAK ‘DÜRTME’
Facebook’ta mesaj yazmanın dışında iletişim kurmak için sayısız seçenekleriniz var. En ilginci herhalde ‘poke’. Söylendiğine göre siteye böyle bir özellik koyan yaratıcıları bile aslında ne işe yarayacağını çok düşünmemişler. Diyelim ki tanıdık birine rastladınız, ya da ilginizi çeken birini gördünüz. O kişinin ismine tıklayıp, ‘poke’ yapıyorsunuz, yani bir nevi dürtüyorsunuz. Ne işe yarıyor? Poke’lanan kişi sitenin üst tarafında ‘Filan kişi tarafından poke’landınız’, altında da ‘geri poke’la / poke’u sil’ seçeneklerini görüyor.
Sonuçta sizin orada olduğunuzu ve sizin de onu gördüğünüzü görüyor. Biraz karışık mı oldu? O zaman kısaca şöyle tarif edebiliriz: Facebook sitesi ‘poke’ sayesinde kuruluş amacı olan ‘Görme ve görülme’ işlevini yerine getiriyor. Sosyal ağların amacı da kullanıcılarına dünya çapında piyasa yapma imkanı sunmak değil mi?
BİNLERCE ÖZEL UYGULAMA
Sitede en içine kapanık insanların bile iletişime girmesini sağlamak için sayısız seçenek var. Diyelim ki üye oldunuz ve hiç de söylendiği gibi ilkokul arkadaşınızı bulamadınız; kurulmuş olan gruplara katıldınız ama kimse sizinle ilgilenmedi. O zaman kendinize bir hayvan edinebiliyorsunuz. Hayvanınıza isim verip, sanal olarak besleyebiliyor, ona da profil yaratabiliyorsunuz. Yeterince büyüttüğünüzde, diğerlerinin hayvanlarıyla yarıştırıyorsunuz.
Facebook için bugüne kadar geliştirilmiş irili ufaklı 4 bin kadar bu türden uygulama var. Bunların hepsinin anlamlı olup olmadığı tartışılır. Arkadaşını zombiye dönüştürebilenden kullanıcıların en sevdiği müzik ve filmlerin fotoğraflarını yayınlayana kadar çeşitli uygulama var.
Gelecekte ne tür bir getirisi olacağına dair bütün belirsizliklere karşın Facebook şu anda tam bir ‘Altına hücum’ dönemi yaşıyor. Sosyal ağlarda bütün olup biten eğlenceden ibaretmiş gibi görünse de bu sitelerin piyasada milyar dolarlara ulaşan maddi değerleri var.
Programcılar geliştirdikleri programlar için oldukça yüksek rakamlar talep ediyorlar ve alıyorlar da. Mesela bunlardan biri Super Wall, halen Facebook’ta var olan ve kullanıcıların diğer profillere haber, fotoğraf ve video bırakabilecekleri Wall’ın geliştirilmiş hali Super Wall. 10 milyon kadar kullanıcının bu ek uygulamayı kullandığı söyleniyor. Super Wall’u geliştiren RockYou firmasının 41 yaşındaki patronu Lance Tokuda, uygulamanın değerinin çok yüksek olduğunu belirterek ‘Bana 10 milyon dolarlık çek vereceğinizi söyleseniz size unutun derim’ diyor. Tokuda gelecekten umutlu ‘Bu tamamıyla yeni bir dal, içeriği kullanıcıya bırakıyorsunuz ve onların iletişime geçmesini sağlıyorsunuz.’
İşte işin püf noktası da bu zaten. Bir ağın kullanımı, kullanıcılarının sayısının artmasıyla birlikte gelişiyor. Yüksek kullanım sayesinde ağ başka kişilere de ilginç geliyor ve bu, kullanımı daha artırıyor. Kritik rakama ulaşıldığında ise kullanıcı sayısı katlanarak yükselmeye başlıyor. Bütün bu sürece kısaca network etkisi de deniyor.
KULLANICILAR REKLAM MECRASI
İletişim araçlarının yapısı ne kadar gelişirse gelişsin reklamverenler şunu biliyor ki, hiç bir reklam bir tanıdığın tavsiyesinden daha ikna edici olamaz. İşte Facebook benzeri sosyal ağların gelecek vaat eden özelliklerinden biri bu.
Mesela Buy.com ve Lemonade gibi bazı firmalar, sosyal ağ sitelerinin üyelerine, para kazanma şansı bile veriyor. Kullanıcılar Lemonade sitesine üye olduktan sonra o sitedeki 2 milyon kadar ürün arasından kendi sevdikleri ürünleri seçiyor. MySpace ya da Facebook üzerindeki profillerinde bu ürünlerden oluşan fotoğraf galerileri oluşturuyor. Profilindeki bu ürünlere tıklayan kişi başına belli bir ücret, satış yapıldığında ise satılan üründen yüzde 5-15 provizyon alıyor.
Bu sistemle tabii ki kullanıcının zengin olmasına imkan yok. Zaten amaç da bu değil. Siz ilkokul arkadaşınızı ararken, onlar dost kullanıcılar üzerinden ürünün reklam ve satışını yapıyorlar. AYSIT GENÇ
KISACA FACEBOOK
Facebook bir sosyal ağ. Kullanıcılar Facebook’ta profillerini oluşturuyor, bunların üzerinden arkadaşlarıyla iletişim kuruyor, eski arkadaşlarını yeniden buluyor, yeni arkadaşlıklar kuruyor. 40 milyonu aşkın kullanıcısı olan Facebook, 2004’te Mark Zuckerberg tarafından Harvard Üniversitesi’nde kuruldu. Başlangıçta sadece ABD’deki okullarda kullanıldı. Sonra bütün dünyaya açıldı. 23 yaşındaki Zuckerberg şirketin hala patronu. Microsoft ve Google gibi devlerin talip olduğu siteye 10 milyar dolar değer biçiliyor.
TÜRKÇE SİTELER
yonja.com
sosyomat.com
turkstudent.com
okularkadasim.mynet.com
DÜNYADAKİ BENZER SİTELER
| Adı |
Türü |
Üye sayısı |
| Bebo |
Okullar |
34 milyon |
| Flickr |
Fotoğraf paylaşım |
4 milyon |
| Fotolog |
Fotoğraf blog |
9 milyon |
| hi5 |
Genel |
50 milyon |
| MySpace |
Genel |
200 milyon |
| WAYN |
Gezi, yaşam |
8 milyon |
| Windows Live Space |
Blog |
120 milyon |
EKŞİ SÖZLÜK’TEN FACEBOOK
- Bana ilkokul arkadaşımı bulduran site.
- Yıllar önce uzaylıların kaçırmış olduğu kayıp kuzenimi bulmamı sağlamış site.
- Bana bakkal Hamdi Amcamı bulduran site.
- Çorabımın tekini bulduran site.
- Onu bunu bilemem de ilk erkek arkadaşımı buldurmuştur.
- Bana herkes ilkokul arkadaşlarına amma da meraklıymış dedirten site.
- 100 bin yıl önceki atalarımı bulduğum site. İnbox’ıma ‘ha onga va’ diye bir mesaj geldi.
|