Ofis biyolojisi üstüne bir süre önce yazmış olduğum ilk yazı, sizlerden inanılmaz bir ilgi gördü. Öncelikle bir yazar olarak teşekkürler! Sonrasında da bir 'akşam tipi' insan olarak yalnız olmadığımı bir kere daha anlamama yardımcı olduğunuz için teşekkürler! Meğer ne kadar çok kişi varmış böyle de, benim yazımı bekliyorlarmış açılmak için. Neyse ok yaydan çıktı; artık karar yöneticilerin.
Ama biz 'imkânsız görev'e devam diyoruz. Ve bu haftada en verimli hissedilen 'gün'ü sorguluyoruz. Amaç, şu yeterince karmaşık dünyada, vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz işyerlerinde daha fazla verim göstermekse, işte ofis biyolojisi hakkında düşünülmesi gereken yeni bir boyut daha. Bu hafta İnsankaynaklari.com'la haftanın en verimli hissedilen günü üzerine yaptığımız araştırma sonucuna göre açık ara farkla kazananı açıklıyorum (azıcık The Cure’un da yardımıyla): “Friday, I’m in love”, yani cuma.
CUMA MI, SALI MI?
Aslında sonuç literatüre göre biraz şaşırtıcı. Çünkü bugüne kadar yapılan tüm araştırmalar, verim açısından cumayı değil, salıyı işaret ediyor. Örneğin, finans ve muhasebe alanında geçici personel firması Accountemps tarafından 2007’de gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, çalışanlar en fazla 'salı' günü üretken oluyor. Accountemps’in anketine cevap veren yöneticilerin yüzde 54’ü çalışanlarının salı günü daha verimli olduklarını belirtmiş. En düşük verim ise yüzde 2’lik skorla 'perşembe' ve 'cuma'nın olmuş.
Gallup Organization tarafından 1991’de Amerikalı çalışanlarla yapılmış benzer bir anket ise, bugüne kadar en fazla ilgi görmüş olan çalışma. Edith Weiner ve Arnold Brown’ın 1993 tarihli 'Ofis Biyolojisi' (Office Biology) adlı kitabında da haftanın günlerinin iş performansını nasıl etkilediğine dair bölümlerde kullanılan bu araştırmada, katılımcıların yüzde 24’ü 'salı' gününü en verimli gün olarak değerlendirmiş. Yüzde 39 ise en düşük verimi 'pazartesi' sağladıklarını ifade etmiş.
London School of Economics’e (LSE) bağlı Ekonomik Performans Merkezi'ne (Center for Economic Performance) ait 2007 tarihli yeni rapordaki sonuçlar da ilginç. Rapor ağırlıklı olarak, İngiltere’nin en kapsamlı araştırmalarından biri olan 'Zaman Kullanımı' (Time Use) araştırmasının 2000’de edinilmiş olan son verileri üzerine detaylı yorum ve öneriler içeriyor. Rapora göre çalışanlar salı, çarşamba ve perşembeleri ortalama 360 dakika (6 saat) çalışıyor. Bu rakam pazartesi için 342’ye, cuma için ise 317’ye düşüyor. Yani insanlar, saat olarak, en fazla haftanın ortasındaki günlerde çalışıyor. Tabii bu durum sektöre göre ciddi farklılıklar gösterebiliyor: 'Otel ve restoran' veya 'perakende' sektörü çalışanları için hafta sonu günleri çalışma oranları da oldukça yüksek.
İlk bakışta “Ya acaba biz Türkler mi farklıyız?” diye düşündürten bu sonuçlar, aslında yine halen cumanın başarısını tam olarak gölgeleyemiyorlar kanımca. Nasıl mı? Gelin tek tek üzerinden geçelim. Accountemps’in araştırması sadece yöneticilerle yapılmış bir araştırma. Yani tecrübe işin içine girse de, yine de öznellik etkin olmuş denebilir. Bir de sadece finans sektöründe yapılmış bir çalışma; ne olursa olsun finans sektörü çalışanları, diğer birçok sektöre göre, haftanın sonuna doğru zihin olarak daha fazla tükenmiş oluyor. 1991 Gallup araştırmasında ise, aslında satır aralarında gizli olan ve bizim araştırmamızla da gün ışığına tam olarak çıkmaya hak kazanmış önemli bir veri var: Araştırmada 18-29 yaş arası çalışanların en fazla üretken olduklarını belirttikleri gün yüzde 23 ile cuma. Gençleşen çalışan nüfus ve Y kuşağının iş hayatında daha fazla yer bulmasıyla değişen iş yaşamı değerleri, 'cuma'nın önlenemez yükselişine taa 1991’de neden olmaya başlamış aslında.
LSE’nin raporuna ise birkaç açıdan yaklaşmak mümkün. İlk olarak yine rapordan bir veriyle başlayalım. Rapora göre verimlilik endikatörlerinden biri, 'işe gelmeme'. İşe gelmeme oranları en yüksek pazartesi iken, hafta sonuna doğru düşüş gösteriyor. Yani cumaları işten kaytarma oldukça düşük. Yine Kuzey Amerika’daki başka çalışmalara göre, yaralanma ve kazalar, haftanın tüm günlerine oranla en yüksek oranda pazartesileri yaşanıyormuş.
Bir de gelin olaya başka bir açıdan bakalım. Uzun çalışmak, verimli çalışmak anlamına gelmiyor. Birçok araştırma, çalışanların aslında herhangi bir gün içinde, verimli çalıştıkları saat sayısının oldukça az olduğunu gösteriyor. Mesela, The Microsoft Office Personal Productivity Challenge (PPC) çalışması. Microsoft’un 2005'te, 200 ülkede yaklaşık 38 bin kişiyle online olarak yaptığı bu araştırmaya göre çalışanlar eskiye göre daha uzun saatler çalıştıklarını, ancak daha az üretken olduklarını söylüyor. Çünkü, konsantrasyon kaybı, tekrar aynı işi yapma, genele göre daha ağır çalışma, işyerinde yorgun hissetme ve boş boş oturma, işe gelme ve çıkış arasında geçen süre ve iyi hissedilmeyen günlerde işe başlamak için geçirilen boş zaman gibi birçok değişken var üretkenliği etkileyen.
Journal of Occupational and Environmental Medicine Dergisi’nde yayımlanan yeni bir makaleye göre, Amerika’da, 'yorgunluk' ve buna bağlı oluşan sağlık problemleri nedeniyle toplam 136 milyar dolarlık bir üretkenlik kaybı oluşuyor her sene. Microsoft’un çalışması ise meselenin 'gün' açısından faturasını kesiyor: Bu boşa giden zamanlar dikkate alındığında, aslında bir çalışan, bir haftada ortalama 3 güne denk düşen saat kadar tam verimle çalışabiliyor. Yani 2 gün çöpe! Yani belki cumaları saat olarak daha 'az' çalışıldığı, herkes için ortak bir doğru olabilir; ama görünen o ki, iş yaşamında yaşanan nesil nöbet değişimleri ve buna paralel yeniden şekillenen genel yaşam ve iş yaşamı 'değer'leri sonucunda, verim açısından daha 'öz' çalışılıyor.
ESNEK SAAT UYGULAMASI ÖNEMLİ
Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) Başkanı, Kibar Holding İK Müdürü Yiğit Oğuz Duman: "Özellikle büyük çalışma gruplarında cuma, biraz daha rahat davranılabilen, daha esnek çalışma kurallarının benimsendiği, hepsinden de önemlisi tatil öncesi bir gün. Kişisel görüşüm ise verimlilik ile mutluluk arasında ince bir fark olduğu. Verimlilik anlamında dinç bir pazartesi yorgun bir cumaya göre yine de önde olacaktır.
Çalışanlarımızın verimliliğini artırmak ya da daimi kılmak açısından en önemli araç, performans yönetim sistemimiz. Bu süreçte hem çalışanlarımızın gelişim potansiyellerini onlarla birlikte gözden geçirebiliyor hem de eğitim ve diğer sosyal gelişim alanlarını tespit ederek bu ihtiyaçlara yönelik aktiviteler düzenliyoruz."
ORSA Stratejik Danışmanlık İcra Kurulu Başkanı Salim Kadıbeşegil: "Haftaya özellikle pazartesi öğlenleri başlamayı ve mesaisini de cumaları öğle saatlerinde bitirmeyi adet edinmiş biri olarak haftanın günlerinin verimliliğinden çok, zaman yönetimi planlamasının ne kadar gerçekçi yapıldığını önemsiyorum. Kişisel performansımızın artık her daim en üst düzeylerde olması bekleniyor bizden. Bunun için de zaman yönetimi planlamasına yoğunlaşmamız lazım. Örneğin, bir çok şirkette pazartesi günleri yöneticiler haftalık gündem ve yönetim toplantısı yapar. Oysa yurtdışında bu tür toplantılar haftanın son günü yapılır.
Standart 09:00-17:00 mesaisi birçok şirkette yerini 'Ne zaman istersen o zaman gel çalış. Yeter ki sorumluluğun altındaki işlerde bir aksama olmasın'a dönüştü. İstanbul gibi şehirlerde çalışanların trafikte öldürdüğü zamanı ve bunun neden olduğu verimsizliği hesaba katmak gerekiyor."
Türk Tuborg Carlsberg İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı, Carlsberg Güneydoğu Avrupa İnsan Kaynakları Direktörü Toygan Pulat: "Aslında bu istatistik beni çok şaşırtmadı. Cumaları kalan işleri tamamlamanın ve yeni haftaya temiz bir sayfayla girmenin motivasyonu oluyor. İşleri yetiştirememenin anlamı hafta sonu yapmak durumunda kalmaksa, bu cumaları verimi daha da arttıran bir faktör olabiliyor. Aynı psikolojiyi çalışanlarımızın yıllık izne çıkmadan da yaşadığını görüyoruz. Oldukça organize ve verimli bir şekilde işleri toparlayıp, sonuca götürüyorlar. Biz de şirket olarak sabah saatlerinin daha verimli olduğunu düşünüyoruz. Hangi saatlerin daha verimli olduğu kişiye ve yaptığı işe göre de büyük değişkenlik gösterebilir. Bu sebeple esnek saat uygulamasına geçen birçok şirket var. Bunu belirleme özgürlüğünü çalışanına bırakmak anlamlı bir yaklaşım."
Human Resources Management Kurucu Ortak Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka: "'Esnek çalışma saatleri' uygulamasının çalışanların verimliliği üzerinde çok olumlu etkileri var. Sistem tüm dünyada giderek yaygınlaşıyor ama maalesef Türkiye’de pek uygulanamıyor; çünkü işçi sendikaları karşı çıkıyor. Ayrıca modelin uygulanabilmesi için çalışanların haklarını koruyacak yeni düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Çalışma Bakanlığı'nın bir an önce gerekli yasal düzenlemeleri yapmasında fayda var. Çünkü bu modelle çalışan mutluluğu artıyor, hizmet ve üretimden beklenen fayda artışı sağlanıyor, hizmet kalitesi ise azalmıyor."
BİYOLOJİK SAAT
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Milliyet İK ve İnsankaynaklari.com, daha önce çalışanların kendilerini gün içinde hangi saatte daha üretken hissettiklerini araştırmış ve haber Milliyet İK'nın 28 Ekim tarihli sayısında yayımlanmıştı. Bu araştırmaya katılan 16 bin kişinin yüzde 54'ü daha çok sabah saatlerinde üretken olduğunu söylerken yüzde 46'lık kesim öğlen saat 12’den sonra daha iyi olduğuna inandığını belirmişti.
ANKET SONUÇLARI
Haftanın hangi gününde kendinizi daha verimli buluyorsunuz?
Pazartesi (2842 oy) yüzde 13,96
Salı (3202 oy) yüzde 15,73
Çarşamba (3815 oy) yüzde 18,75
Perşembe (1996 oy) yüzde 9,81
Cuma (8497 oy) yüzde 41,75
Katılımcı sayısı: 20352